OHRİD

Önceki Menü

ohrid (1)

Üsküp’teki güzel ve değişik tecrübelerden sonra rota güney Makedonya, Makedonların Bodrum’u Ohrid. Ohrid’i çok duydum, çok ettim, çevremdeki herkes neredeyse ziyaret etmişti, forumlarda anlatıla anlatıla bitirilemeyen bir göl kasabasıydı. (Yazının sonunda “hayal kırıklığı” teması olabilir)

KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

Üsküp’ten çıkıp Ohrid’e giden yol biraz harabe gibi açıkçası. Öncelikle 80 km kadar otoban gidiyorsunuz, otobana girerken paranın yarısını, çıkarken paranın yarısını veriyorsunuz. Saçma bir hal yani. Sonra dağlık bir yol karşılıyor sizi, dağlık yolları severim, dağa çık, in, sürüş tehlikeli ve zevkli ancak aceleniz varsa bu tarz yollar sizi inanılmaz yavaşlatıyor.

Dağ yollarından ine çıka, Hakan yine uyuyor- yavaş yavaş ilerliyoruz. Çok ilginç bir durum var ortada, yol kenarındaki köylerin neredeyse tümü Arnavut köyleri. Her tarafta Arnavutluk bayrakları. Daha sonra gideceğimiz Arnavutluk’ta bile bu kadar çok Arnavutluk bayrağı görmediğimizi belirtmek isterim.

 

o2

Yolda giderken, Ohrid’e ortalama 50 km varken polis elinde çubuk gibi bir şeyi bize uzatıyor, altlarındaki araba yıkık dökük. Duruyorum açıyorum camı, durmam mı gerekiyor diyorum, evet in diyor. İngilizcesi berbat eyvah diyorum. Elinde o çubuk gibi tuttuğu şey halbuki radarmış, benim hızımı ölçüyormuş. Ulan hangi yüzyılda yaşıyoruz, böyle radar mı olur? Neyse 50 ile gitmem gereken yolda 94 ile gidiyormuşum. Sıçtık diyorum. Pasaport diyor veriyorum, aa Türk diyor, evet diyorum. Polat Alemdar diyor, ben de Süleyman diyorum, gülmeye başlıyor. 2-3 dal sigara veriyorum, yolumuza devam ediyoruz.

Sonunda Ohrid’e varıyoruz, 1 tam günümüz var. Sonrasında ise gelmişken görelim modunda Arnavutluk’un başkenti Tiran’a geçmeye karar veriyoruz. Gece yarısından sonra yola çıkacağız onun için Ohrid’teki kısıtlı zamanımızı güzel değerlendirmemiz lazım.

Ohrid’e varıyor, arabamızı merkeze çekiyor ve yemek yemeye yerler arıyoruz. Ohrid’in çarşısı çok şirin, ufak bir caddesi, sağda solda restaurantları, önde de uzanan gölüyle birlikte şirin bir yer.

Tepede bir de kalesi var, çekimlerde en çok sevdiğim şey kaleleri gezmek, oradan şehir manzaralarını izlemek. Hakan’la Shopska ağırlıklı dondurulmuş iğrenç nuggetları yedikten sonra arabayla kaleye tırmanıyoruz. Kalenin eteklerinde, surların içine kurulu eski şehir-kasaba gerçekten çok hoş. 2 katlı, bahçeli eski evler, önlerinde uzanan – tepeden izliyorlar – şahane manzara ve üst tarafında görkemli surlarıyla yükselen kale. Burası Ohrid’te beni etkilemeyi başaran tek yer açıkçası.

o3

Kaleye giriş tam olarak hatırlamasam da çok ucuzdu, kapıda bir amca bekçi mahiyetinde, dünyadan haberi var. Ver parayı kes bileti uygulamasıyla çalışan makine gibiydi amca. Yazın başındayız, Haziranın başlarında daha sıcak bir hava beklerdim ancak hafif çiseleyen yağmurla Ohrid’in üzerine kasvet çökmüş. Gerçekten hoş manzara.

Bu arada Ohrid Gölü’nü  2 ülke paylaşıyor, Makedonya ve Arnavutluk. Yaz aylarında – her ne kadar yazın gittiysek de bizim zamanımızda yoktu- Arnavutluk-Makedonya arasında karşılıklı tekne seferleri yapılıyormuş. Hani bir ülkeye daha adım atmadım dememek adına bu turlar satın alınabilir.

o4

Daha sonra Hakan’a diyorum ki bu Avrupa’nın en temiz gölüymüş gel yüzelim. Aslında bu durum büyük bir yalan, ileriki bölümlerde ziyaret edeceğimiz Slovenya’nın göl şehri Bled buraya 10bin basardı. Neyse.

Limandaki tur satmaya çalışan yaşlı amcaya soruyoruz, nerede şu sizin beachler diye. Adam birkaç tane plaj gösteriyor ama en ünlüsü bak tam karşıda, beach club o diyor. İyi bakalım diyorum ve biraz uzaktaki beach club’a doğru yol alıyoruz.

Beach Club’a varıyoruz, bildiğin bizim Tekirdağ’daki Şakir Abi’nin çay bahçesi, tek farkı bira mira satılıyor. 18’lik Makedon ablalar mini şortlarla kola falan içiyorlar, o modda yani. Tam göle girip yüzeyim derken Hakan’dan gelen tepki:” Kanka ben s.ksen yüzmem, yılan vardır gölde.” Şok oluyorum, ikimizin de ortak fobisi – en büyük fobimiz- yılanlar. Diyorum ki geyik yapıyor , tam da o anda ne göreyim, karşımda başı dışarıda gölde yüzen yılan. Gölleri batsın diyorum ve şehir merkezine geri dönüyoruz.

Şehir merkezindeki turist popülasyonu şu şekilde, şehirdeki turistlerin %101 Türk, o derece. Her taraf Türk kaynıyor. Hepsiyle sohbet ediyoruz tabi ki, sağolsun insanımız çok cana yakın. Hepsi çok tatlılar. Bazıları Ohrid’i çok beğenmiş, bazıları da benim gibi hayal kırıklığında. Ne yapacaksınız burdan sonra diyorlar, Tiran diyoruz, bi’ b.k yok sakın gitmeyin diyorlar. Ya olsun görmeden olmaz, gelmişken gezelim diyorum, onlar da dudak büküp duruyorlar. Arnavutluk’un ne kadar kötü geçeceği Ohrid’teki  anti-tavsiyelerden belliydi zaten.

 

Yaz sezonu tam açılmadığından mıdır bilmem ancak Ohrid öyle gideyim de yaz tatilimi geçireyim tarzı bir yer asla değil. Evet şirin, kafa dinlenir, 2-3 gün nefes alınır ancak hepsi o. Göl de göl diyorsanız, göl görmeden yaşayamazsanız kıyın azıcık daha paraya, Bled’e, Como’ya falan gidin daha iyi. Ohrid, Kaş’ın 20 yıl önceki hali. Doğal güzellik olarak demiyorum, tam gelişmemişlik, tam turistik olmamışlığından diyorum. Evet ucuz, restaurantlar ucuz, barlar ucuz, alkol ucuz ama hepsi o. Hele bir de bizim gibi yılandan korkuyorsanız hiç gerek yok.

o5

Ohrid’i de bu kadar kötülemişken gecesine değinelim. Gecesinde de bi’ halt yok. 1-2 mekan dolaştık, gece 1:30’da kepenk kapayan mekanlarla karşılaştık. Tekrar ediyorum Haziran ortasındayız. Belki Temmuzu, Ağustosu kopuyordur.

2-3 saat sonra Ohrid’in batısından Makedonya’yı  terkedip  Arnavutluk’a geçiş yapacağız. Uyumak lazım, otele para vermeye gerek yok 2 saat için. Arabayı gölün kıyısına çekiyor ve uyuyoruz. Sabah uyandığımda ben hayatımda bu kadar üşüdüğümü hatırlamıyorum. (Yine bundan sonraki yazılarda okuyacağınız, iliklerime kadar üşüdüğüm Sofya Tren Garı’nda üşüme hikayem henüz gerçekleşmemiş tabi)

o6

Sabah uyanıyor, kliması sonuna kadar sıcağa ayarlanmış arabada yolculuk ediyoruz. Ohrid’ten çıkıp orman yoluna sapıyorsunuz, yaklaşık 15 dakika sonra sınır kapısı olduğu şüpheli, döküntü bir yer sizi karşılıyor. İşte Makedonya- Arnavutluk sınırına hoş geldiniz.

Bu yazı yorumu


Kaydırmak için formda tıklayın