MYKONOS

Önceki Menü

mykonos (2)
Dibimizdeki Yunan Adaları’nın son 5 yıl içindeki turizm patlaması, özellikle vizesiz cruise turlarının artışı ve pek çok Yunan Adası’na yapılan direk uçuşlar Yunan Adaları’nın biz Türkler için de cazip bir seçenek haline getirdi.

Özellikle Ege ve güneydeki tatil yörelerimizin (!) pahalılığı, kalitesizliği ve her geçen gün düzeyi düşen kitlesiyle Ege’yi paylaştığımız Yunanistan bizler tarafından da ilgi çekmeye başladı.

2 yıl geçmiş üstünden Mykonos’a gideli, bu yaz tekrar gideceğimi hayal etmesi bile mükemmel.

a1

 

Her şey çok yakın arkadaşım Duygu’nun beni gaza getirmesiyle başladı ve kendimizi ertesi hafta Mykonos’a bilet alırken bulduk. Onun İngiliz pasaportu taşıması, bende de o dönem yeşil pasaport olması (ah, ah) en büyük kolaylıktı. Vize almaktan nefret eden bünyelerden birine sahip olan ben o dönemler böyle bir şansa sahiptim.

Mykonos gece hayatı, Mykonos partileri, Mykonos plajları… Yaz yaz bitmez, Google’daki searchlerin başı sonu yok. Gerçekten bir pazarlama harikası mıydı Mykonos yoksa gerçekten Ege’nin ortasındaki kurak, ufacık bir adada yaşanan çılgın bir yaşam mı?

Mykonos’a İstanbul’dan direk olarak 45 dakikalık uçuşla gitmek mümkün. AtlasGlobal ve Borajet uçuyor. Pegasus’un hala bu rotasyona bulaşmaması gerçekten enteresan. Az önce AtlasGlobal’in fiyatlarına bakıyordum, gidiş dönüş tüm yaz dönemi ortalama 120 Euro cevabı, ben 2 yıl önce daha pahalıya almıştım biletleri, onun için 120 Euro ufak bir Yunan Adası’na ideal gibi duruyor.

Biz rezervasyonumuzu adanın tek hosteli olan Paraga Beach Hostel’den yaptık, tabi ki çok büyük bir beklentimiz yoktu ancak yine de hostelde sadece uyuyan bizler için yine de fena sayılmazdı.

a2

Mykonos gerçekten küçük bir ada, çorak, üzerinde neredeyse tek bitki yok. Çırılçıplak kayalık toprakların üzerinde yükselen bembeyaz binalar ve turkuaz denize sahip plajlar. Bodrum’a benzetilebilir. Ancak Mykonos’a Avrupa’nın hemen hemen her bilindik havaalanından direk uçuş var, yani ada gerçekten popüler.

45 dakikalık tertemiz bir uçuştan sonra ada için alçalmaya başlıyoruz. Manzara muhteşem, tam Hollywood filmlerindeki helikopter çekimleri gibi, plajlardaki partileri, rüzgar sörfü yapanları, plajlarda çılgınca takılanları iniş sırasında izliyoruz.

Mykonos havaalanı ufacık, çıkışında sizi otellerin elemanları ellerindeki yazılarla karşılıyor. Hemen her otelin havaalanı ulaşım seçeneği ücretsiz. Bizim hostel bile gelip aldı bizi sağolsun.

Şimdi Mykonos’u şöyle özetlemek lazım, Little Venice (Küçük Venedik) denen şirin bir merkezi var, bembeyaz evler, daracık ara sokaklar ve deniz kenarındaki şık barlar. Onun dışında 15 tane beach yani plajı bulunuyor, beachlerin etrafında da pek çok otel var. Bizim kaldığımız koyda sadece bizim hostel vardı. Hemen yanı başında güzel bir plaj, plajın dibinde havuz ve içerideki ormanlık araziye doğru uzayan küçük odacıklar. Otel tamamen genç nüfusla dolup taşmış, biz otele check in yaparken bile havuz başında parti vardı, saat daha öğlen 3!

Adanın ilk kuralı ATV ya da motosiklet kiralamak. 2 tekere güven olmaz mantığıyla biz ATV kiraladık, 2 yıl önce 25 Euroydu, şimdi taş çatlasın 35 Euro olsun günlüğü. ATV mükemmel bir alet ve Mykonos gibi dar yollarda maceraya atılmak isteyenler için ideal.

a3

ATV ile adanın çok doğusunda kalmadığınız sürece Little Venice’e ulaşmanız taş çatlasın 15 dakika.

ATV ile büyük maceralara atılmadım desem yalan olur – pis sürerim. 2-3 kere takla atma (alışma evresi), 2-3 kere uçurum kenarından dönme (karanlık yollara girmemek lazım) gibi küçük! Tehlikeler atlatsak da gerçekten büyük bir keyifti. Her ne kadar Duygu sürekli omzumu sıkıp arkamdan yavaş diye bağırsa da.

Efendim şimdi de gelelim küçük küçük Mykonos’u anlatmaya. Neymiş, nasıl bu kadar popülermiş, millet ne bok yiyormuş burada.

Öncelikle Mykonos 90’ların başında adaya yatlarıyla gelen birkaç Amerikalı star ve işadamı sayesinde reklamını “gay cenneti” olarak yapmış bir ada. Evet Mykonos gayler adası ancak benim gördüğüm 100 kişiden en fazla 4-5’lik oranı gaydi. Yani ada artık “gay cenneti” kıstasından kurtulmuş, tamamen her türden gencin geldiği bir cennete dönüşmüş.

Yok abi oralarda çok gay vardır, rahatsız ederler bizi, biz evli barklı adamız diyen dostlara da yine çalışma arkadaşım Emre’nin ve sevgili eşi Elif’in balayında gittiklerini ve çok da eğlendiklerini hatırlatırım.

Yani evli de gidiyor, yaşlı da gidiyor,gayler de gidiyor normal insanlar da.

Adanın olayı şuymuş hemen öğrendik, gündüz 2-3 gibi uyanılıyor, direk plaja gidiliyor, 1-2 saat güneşlenip yüzüldükten sonra 5 gibi plaj partileri başlıyor ve 8’e kadar sürüyor. 8’den sonra insanlar yavaş yavaş otellerine çekiliyor ve 11 gibi dışarı çıkıyorlar. Gece 11 ve 2 arası akşam yemeği zamanı. Gece 2’de yemek mi olur demeyin, orası Mykonos ve ayak uydurun. Daha sonrasında ise publarda 1 saatlik atıştırmalık içkilerin ardından gece 3’te clublara akın ediliyor ve partiler sabah 11’e kadar sürüyor. Sistem bu, enteresan ancak bünye ilk günden sonra alışıyor.

a4

Alternatif bir olay ise akşam 8 civarı Little Venice’in deniz kıyısındaki barlarında güneşi batırmak. Güneş tam da karşı kıyılardan 0 noktasında batıyor, inanılmaz bir manzara.

Ve tabi ki güneş ufuktan kaybolduğu anda bir Yunan Adaları geleneği, alkış tufanı kopuyor. İlerleyen yazılarda Santorini’de güneş batırma seansının çok daha görkemli olduğuna hep beraber tanıklık edeceğiz.

Güneşi batırırken Mythos (meşhur bir Yunan birası) içmenin keyfi bambaşka.

a5

Mykonos’ta kaldığımız 4 gece boyunca hemen her akşam muhteşem balık restauranlarında sürekli balığa abandık desek yeridir. Ege’nin tam kalbinde bir adadasınız, daha iyi balık bulabileceğiniz bir yer yoktur herhalde.

Akşamları Little Venice sokakları gerçekten muhteşem. Mavi kapı ve pencereli beyaz binaların birbirine neredeyse yapışık olduğu dar sokaklar korsanlardan korunmak ve kolay kaçmak için dizayn edilmiş. Günümüzde ise biz turistler için şahane bir yürüyüş yolu. Little Venice’de irili ufaklı 4-5 tane meydan var, hepsi de şahane balık restauranlarıyla dolu. Hemen her gece yemeğe 11 gibi başladık, fiyatlar her yerde hemen hemen aynı, kalite ise hepsinde üst düzeyde. Onun için ay şuraya oturayım, ay burası kalabalık falan demeyin, nereye canınız isterse oraya oturun.

2 kişilik balık porsiyonu, muhteşem Yunan salataları, bir büyük Uzo (Yunan rakısı) ve saganaki (bir çeşit yanmış peynir, Yunanistan’a özgü, hellim ile karıştırmayın) oluşan menüye ortalama 40 Euro ödemiştik 2 yıl önce. Ülkemizdeki balıkçılarla kıyaslandığında gerçekten fiyatlar uygun.

a6

Ve Mykonos’un dünyaca ünlü plajları…

Mykonos’un tüm plajları muhteşem olsa da bunlardan 2 tanesi dünyaya mal olmuş durumda. Paradise ve Super Paradise Beach. Konseptleri aynı ama tarzları farklı olsa da ikisi de gerçekten muhteşem.

Bizim hostelin olduğu koyun (Paraga) komşusu Paradise Beach. Plajın hemen yanında barlar ve clublar bulunuyor. Kumu fena sayılmaz, deniz ise muhteşem. Partiler 5 gibi başlıyor, önce dansçı ablalar çıkıyor , sonra şezlonglarındaki ve denizdeki insanlar yavaş yavaş barın etrafında kalabalıklaşmaya başlıyor. Sonra da güneş batana kadar parti!

Benim en çok hoşuma giden plaj ise Super Paradise oldu. Super Paradise anasının nikahında diye tabir edilen bir lokasyonda. Git git bitmiyor, sarp kayalıkları tırmanıp iniyor ve en sonunda da muhteşem bir inişten sonra plaja varıyorsunuz. Di Caprio’nun The Beach filmindeki gizli plaj gibi. En sonunda da U şeklinde bir koy karşılıyor sizi. İnanılmaz bir plaj.

a7

Super Paradise’in bir bölümü çıplaklar plajı, clubı daha büyük, denizi ise okyanustan farksız, mükemmel. Super Paradise’in partilerini daha çok beğendik biz. Dünyanın her yerinden insan var etrafınızda. Biralar ortalama 4-5 Euro, kokteyller 8-9 Euro civarında, yanında da şahane bir restaurant var, yemekler şahane.

Super Paradise’tan dönerken dikkat edin, motorlar ve ATV’ler çıkamayabiliyor bu bayırı, spiral olarak tırmanmakta fayda var.

Plajlar, gün batımı, Little Venice ve adayı kısaca anlattık, sıra geldi en sona ve en meşhuruna, gece hayatına…

a8

Mykonos Gece Hayatı

Club listesi şeklinde ilerleyelim…

a9

Mykonos Scandinavian Bar

Little Venice’de yer alıyor. Şehir merkezinde her yerde İskandinav Barı’nı gösteren yön tabelalarına ulaşmanız mümkün. 2 katlı bir mekan, alt katı bar üstü ise club. Ufak Taksim mekanlarını andırıyor ancak müzik çılgın. Girişler 5 Euro, fiyata 1 bira dahil. Gece 3’ten önce gitmeyin.

a10

Cavo Paradiso

Ibiza için Pacha, Miami için Story, Cancun için Coco Bongo neyse Mykonos için de Cavo Paradiso o. Adanın en ünlüsü. Paradise Beach’ten sonra gelen koyun en tepesine kartal yuvası misali konuşlanmış. Etkinliğe göre değişmekle birlikte Tiesto, David Guetta, Armin vs gibi dünyaca ünlü DJ’ler çaldığında içeri girişler 50-100 Euro arasında değişiyor. Bu paraya kesinlikle değer.

a11

Space

Space Little Venice’in ünlü clublarından. Girişindeki kuyruktan anlarsınız. Atmosfer şahane, müzik yine elektronik ağırlıklı. Gece 2’den önce gitmeyin zaten içeri almazlar.

a12

Paradise Beach Club

Paradise Beach’te yer alan ve sabaha kadar gerek içerisinde, gerekse de kumların üzerinde partilemenizi sağlayan Mykonos’un en ünlülerinden. Muhakkak uğramalı, 1 gecenizi buraya ayırmalısınız.

a13
Babylon

Liman tarafında yer alan , daha çok gaylerin takıldığı bir mekan. Önünde inanılmaz kuyruklar oluşuyor, önündeki dalgakırandan gelen dalgalar mekana kadar ulaşıyor.

Bu liste uzar gider, müzik Mykonos’ta her yerde, dünyanın en iyi eğlence adalarından birindesiniz, kafanıza göre girin çıkın, sabahlara kadar eğlenin herhangi bir mekanda.

Yapmadan Dönmeyin

-Plajlarındaki muhteşem akşamüstü 5 partilerine katılmadan,

-Little Venice’de güneşi batırıp alkışlamadan,

-ATV ya da motorla tüm adayı dolaşmadan,

-Little Venice’de dolaşıp duran pelikan Petros ile fotoğraf çekilmeden, (esas Petros ölmüş ancak her yıl yeni bir Petros adada dolaşıyor)

-Muhteşem gece hayatında sabahlara kadar çılgınca dans etmeden,

-Muhteşem balık – uzo kombinasyonunu denemeden,

-Küçüçük limanında gezmeden,

-Yel değirmenine (Little Venice’de) çıkıp muhteşem Mykonos manzarasını seyretmeden

Mykonos’dan dönmeyin.

a14

Ne kadar?

Uçak gidiş dönüş – 120 Euro

Konaklama – 40 Euro (gecelik)

Akşam yemeği – 20 Euro (gecelik)

Bira – 5 Euro (Yerine göre değişir ama ortalaması bu)

Uzo – 20 Euro (Rakı ile aynı hemen hemen)

ATV kirası – 25-35 Euro (günlük)

Plajlara giriş – Bedava

Plajdaki partilere giriş – Bedava

Clublara giriş – 10 – 100 Euro arası değişiyor

Mykonos’a gitmek – Paha biçilemez

a15

Biz Duygu ile daha sonra Mykonos’tan hızlı feribot ile bir başka Yunan Adası efsanesi Santorini’ye geçtik. O da artık bir başka yazıya : )


a16

Bu yazı yorumu


Kaydırmak için formda tıklayın