MİAMİ

Önceki Menü

miami

Her ne kadar son dönemde hızla artan Bangkok, Cancun furyaları olsa da şüphesiz herkesin diline dolanmış, herkesin kesinlikle ziyaret etmek istediği şehirlerin başında Miami geliyordur.

1

Miami sadece ülkemizde değil, Avrupa’da da bir o kadar popüler. Amerikalılar için Ibiza, Ayia Napa, Mykonos, Hvar neyse Avrupalılar için de Miami o. Güneş, kum, gece hayatı üçgeni…

Biz Miami’ye 2 aylık Amerika – Orta Amerika rotamızın son durağı olarak uğradık ve 1 hafta kaldık.

Miami’ye Mexico City’den ortalama 3 saatlik bir yolculuk ile ulaştık. Türk Hava Yolları daha önce uçtuğu, sonrasında ise destinasyonlarından kaldırdığı Miami’ye direk uçuşlara tekrardan başladı, bilginize.

 

Şimdi gelelim Miami’yi açıklamaya…

Bilinmesi gereken 2 Miami var aslında, birisi Miami Downtown, New York’u aratmayan gökdelenleri, sıkıcı uzun caddeleri ile burası Miami’nin iş – business merkezi. Sizin burası ile pek işiniz olmayacak.

Diğeri ise yıllardır bize televizyondan, sinemadan entegre edilen, güzel kızların, muhteşem gece hayatının, ince uzun plajların olduğu Miami’nin turistik yüzü, yani Miami Beach. Pek çok otel, gece kulübü bu bölgede yer alıyor.

Miami Downtown ile Miami Beach birbirlerine köprüler ile bağlanıyor. Miami Beach aslında uzun bir ada. Adanın büyük bölümü yapay olarak sonradan oluşturulmuş.

3

Miami Downtown

Tabi sıkıcı vs dedik ancak buraya değinmeden olmaz çünkü sonuçta Florida’nın gözbebeğindesiniz, ne kadar sıkıcı olabilir ki?

Miami’nin ana karasının bu son noktası Bayside ile başlıyor. Bayside bildiğiniz bir marina, içerisinde dünyaca ünlü yıldızların devasa yatlarını görmemeniz mümkün değil. Bayside’ın içinde alışveriş mağazaları var, diğer bir tarafında ise kafeler, publar.

Oval şeklindeki devasa Hard Rock Cafe marinanın gözdesi. Ayrıca içeride seksi kıyafetleri ve patenleriyle hizmet veren çalışanlarıyla Hooters’a uğramadan olmaz.

4

Bayside’ın hemen yanı başında American Airlines Arena yer alıyor. NBA manyaklarına selam olsun. Miami’nin takımı Miami Heat, LeBron’u her ne kadar kaybettilerse de turistler için hala çekici bir takım, bu salonda maç izlemeden olmaz. (Her ne kadar biz denk gelemediysek de) American Airlines Arena muhteşem bir lokasyonda, okyanusun hemen yanında bulunuyor. Biletler en tırt maç için 50 dolardan başlıyor ancak salon dolmadığı için bu biletler neredeyse istediğiniz yerden maçı izlemeniz mümkün.

5

Downtown’ın turistik versiyonu Little Havana ise şehrin 2 km kadar dışında kalıyor. Valla gittik gördük, bir halt yok. Küba’dan devrim sonrası kaçan Castro karşıtlarının ve Domuzlar Körfezi Çıkarması kahramanlarının(!) hepsi burada oturuyor. Ancak gittiğinizde sıradan Anadolu kenti gibi gözüküyor, spesifik bir şey yok, zaman kaybetmeyin boşuna.

6

Miami Beach

Şimdi gelelim gerçek Miami’ye…

Miami Beach daha sonradan oluşturulan ve büyük bölümü yapay olan bir ada. Adanın orta ve kuzey bölümünde daha çok devasa rezidanslar ve oteller bulunuyor. Esas olay güneyinde, yani South Beach.

South Beach dünyaca ünlü, art deco tarzı denilen binalarla çevrili Ocean Drive caddesine sahip. Ocean Drive Miami’nin kalbi. Günün her saati milyon dolarlık arabaları görmeniz mümkün. Bu küçük binaların neredeyse tümü butik otel, altlarında ise kafeler ve clublar bulunuyor. Bunların en enlüsü Clevelander, nedenini önünden yürürken kafanızı kaldırdığınız anda şahane kıyafetleriyle dans eden 20 dansçıdan anlarsınız.

7

Buralara şahsen hiç girip oturmadık, bir mojitoya 40 dolar, bir akşam yemeğine 100 dolar veririm derseniz buyurun oturun. Yok ben atmosferi yaşayayım yeter derseniz karşısındaki parkta free banklarda takılabilirsiniz. Hani Miami’de paten süren ablalarla dolu olan bir sahil şeridi var ya meşhur, heh işte orası bu park oluyor.

Ocean Drive’ın hemen karşısı da bembeyaz kumlarla süslü Miami plajları oluyor. Deniz Meksika’daki kadar dalgalı değil ancak sonuçta okyanustasınız.

Denizi çok sıcak, hatta haddinden fazla sıcak ancak neredeyse 15 km uzayan kumsalları izlemek bile büyük bir keyif veriyor.

South Beach genellikle büyük avenue – caddelerden oluşuyor. Denize paralel olarak dizilen bu caddelerden en enlüleri Collins ve Washington. Ocean Drive’ın hemen arka tarafında sırasıyla yer alan bu 2 caddede de gayet şık restauranlar mevcut.

9

Discovery Channel’da yayınlanan Miami Ink belgeselini muhtemelen herkes bilir, dövme denince akla ilk gelen bu belgesel sayesinde Miami’de başka bir turizm oluşmuş zamanında. Love & Hates Studios Miami Ink, Collins Avenue üzerinde bulunuyor, girip ziyaret edebilirsiniz. Makine açılış fiyatı 100 dolar (!) bilginize.

10

South Beach’in bir diğer olayı ise Espanola Way. Ufacık sokakta karşılıklı olarak pek çok Peru, Meksika, Küba restauranları gibi Latin yemeği yiyebileceğiniz yerler mevcut. Bir akşam ziyaret etmekte fayda var.

Gelelim konaklamaya, biz fakir usulü hostelde kaldık, hem de South Beach’in tam göbeğinde. Bugüne kadar kaldığım en güzel hosteldi kesinlikle, 6 kişilik odada kişi başı 25 dolar verdik. Evet pahalı ama sonuçta South Beach’tesiniz! Hostelin ortak alanında piknik masalarından oluşan barı, jakuzisi, yüzme havuzu, masa tenisi vs gibi gayet elverişli şeyleri bulabiliyorsunuz. İsmi Bikini Hostel South Beach, Google bebeğim!

Gündüz ben hafif beach insanıyımdır, halk plajını sallamam derseniz en ideal adres Nikki Beach. Şık bir beach club gibi duruyor.

11

Ve gece hayatı…

Miami gece hayatı dünyanın en ünlülerinden birisi. En iyisi diyemeyeceğim daha iyilerini gördüm ancak yine de dehşet başarılı bir yerden söz ediyoruz.

Downtown’da da pek çok club bulunsa da bunlardan en ünlüleri yine South Beach’te yer alıyor. Mansion 360, Story ve Space bunların en ünlüleri. Sürekli dünyaca ünlü DJ’lerin konserlerine denk geliyorsunuz.

12

Biz gittiğimizde Story’de Steve Aoki vardı, girişler 80 dolardı, oha olduk ancak indirimimiz vardı, ona rağmen dehşet kalabalıktan içeriye giremedik. Önde bir sıra, sırada bir insanlar var, ah ah J

Ayrıca irilik ufaklı pek çok clubı da Washington Avenue üzerinde bulmanız mümkün. Ayrıca kafanızı kaldırın yürürken, hemen her hotelin terası geceleri iyi kopuyor, göreceksiniz.

Bu konuda da yine küçük bir çakallık örneği sergileyeyim.

13

Gündüz plajda takılırken tepenizden geçen ve arkalarında reklam taşıyan pek çok uçak göreceksiniz, etkinlikler için internete bakmanız gerek yok, adamlar sırasıyla o gece ne var, ne yok hepsini ezberletiyorlar size.

Sonra plajda böyle ablalar, adamlar dolaşıyor, yanınıza geliyorlar. Hemen ay bu ne be, amacı ne demeyin, konuşun. Bu arkadaşlar size bileklik verecekler, bu bileklikler ile çoğu cluba ya ücretsiz ya da yarı fiyatına girmeniz mümkün. Biz Steve Aoki’ye, 80 dolarlık konsere 30 dolara girebiliyorduk. Babanız olsa yapmaz anında 50 dolar indirim, öyle düşünün.

 

Ultra Music Festival

Miami’nin sembol olmuş, en önemli festivali kesinlikle Ultra. Kısaca UMF, her yıl mart ayında, downtownda yapılıyor ve Miami’ye pek çok elektrosever taşıyor.

Dünyanın tüm DJ’lerini Ultra’da görmeniz mümkün. Ultra’nın merkezi Miami olmak ile beraber dünyanın pek çok yerinde düzenleniyor. Eğer Miami’ye UMF dönemi denk gelmişseniz tadından yenmez.

14

Cruise

Dünyanın en ünlü cruise limanı ve destinasyonu kesinlikle Miami. Downtowndaki gökdelenlerle birlikte sıralanan onlarca cruise süper bir manzara oluşturuyor.

Miami’de neredeyse her taksinin üzerinde Bahamalar’ın reklamını göreceksiniz. Miami Bahamalar için bulunmaz hint kumaşı ve çok önemli bir pazarlama tekniği sergiliyorlar, Bahamalar her yerde karşınızda!

Süpermarketlerde bile Bahamalar cruise turları satılıyor. 2 gecelik turlar 250 dolardan başlıyor ve sizi Karayipler’in cennetine doğru yola çıkarıyor. Bence Miami planları yapılırken +2 gün ekleyip Bahamalar’a  uğramakta fayda var. Sırf Miami Limanı’ndan ayrılışı ve South Beach’in önünden geçişi sırasındaki manzarayı görmek için bile verilir bu para.

15

Havaalanı Ulaşım

Miami civarında 2 tane ana havaalanı bulunuyor, Miami Airport ve biraz kuzeydeki Fort Lauderdale.

Miami Airport şehre çok yakın, havaalanından tren ya da metroyla şehre ulaşabilirsiniz, Miami Beach’e ise havaalanının yanında bulunan otobüs duraklarından yarım saatlik bir yolculukla direk olarak ulaşmak mümkün.

Fort Lauderdale Miami’nin değil de sanki Florida Eyaleti’nin ana havaalanı gibi, özellikle Güney ve Orta Amerika uçaklarının neredeyse tümü buraya iniyor. FL’den de önce havaalanı içindeki tren istasyonuna yaklaşık 10 dakika yürümeniz, sonrasındaysa güneye – (Miami Airport hattı) inen şehirler arası trene binmeniz lazım. Buradan sonrasında ise Miami Airport’tan bir önceki durakta inip otobüslerle çok rahat bir şekilde Miami Downtown ya da Miami Beach’e ulaşmanız mümkün. Tren ücreti 9 dolar, otobüs ücreti ise 2.5 dolar. Yani totalde FL’den 11.5 dolara Miami’ye ulaşmak mümkün.

Yok baba bende para ver kastırma beni derseniz FL’nin içinde bulunan Shuttle şirketlerine danışın. Aralarında paslaşan, ayağa top yapan 2 şirket var, bunlardan herhangi birine binerek direk otelinizin kapısına kadar gidebilirsiniz, ücreti ise 25 dolar kelle başı.

16

İngilizce mi İspanyolca mı?

Miami’de yerleşik olarak yaşayan insanların %70’inin anadilinin İspanyolca olduğunu belirtmekte fayda var. Amerika’nın güney eyaletlerinde görülen dil problemi Miami’nin turistik olmasından dolayı kendini pek hissettirmiyor, anadili İngilizce olan bir ülkede İngilizce konuşarak sıkıntı yaşamayacağınızın garantisini verebilirim.

Şahsen biz Miami’de çok eğlendik. Geçen yıl Tomorrowland’e giderken uçakta tanıştığım Ömer Miami’de master yapıyor. Dehşet manzaralı rezidansında ağırladı bizi sağolsun, o manzarayı unutamayacağım.

Ekşi Sözlük’te Miami kadar geçirilen, yerden yere vurulan bir şehir yoktur herhalde ancak Miami’yi doğru değerlendirirseniz ülkeye unutulmaz (!) anılarla döneceğinizden eminim J

Başka rotalarda görüşmek üzere…

Bu yazı yorumu


Kaydırmak için formda tıklayın