BARCELONA

Önceki Menü

barcelona (1)

Herkesin gitmek istediği, mutlaka fotoğraflarını paylaşmak istediği, yurt dışı gezi planlarında ilk sıraya koyduğu muhteşem bir durak Barcelona.

Avrupa’da her yıl en çok turist çeken şehirler sıralamasında ilk 3’te, futbol ve basketbol takımları bile milyonlarca turisti bu şehre çekmeye yetiyor.

Peki nedir Barcelona? Nedir Barcelona’yı bu kadar büyülü yapan şey?

Gelin İspanya’nın ayrılıkçı bölgesinin başkentini hep birlikte inceleyelim…

b1

 

Barcelona’ya 2 defa gitme fırsatı buldum, bu yazın yapacağım planlar arasında da yine ön sıralarda. Katalunya Bölgesi’nin başkenti, İspanya’nın doğusunda, Fransa sınırına oldukça yakın bir yerde bulunuyor.

Kültürü farklı, mimarisi farklı hatta dili bile farklı. Öyle ben İspanyolca konuşuyorum, çatır çatır anlaşırım diye düşünmeyin, Katalanca bilmeden olmuyor o işler o kadar kolay, İspanyolca konuşsanız dahi size Katalanca cevap veren insanların şehri.

Efsanevi mimar Gaudi’nin, futbolun tanrısı Messi’nin, FC Barcelona’nın, Akdeniz’in şehri…

Barcelona’ya Ulaşım

Öncelikle Barcelona Avrupa’nın en pahalı uçuş noktalarından biri. Ben Air France ile Paris aktarmalı olarak gidip, Alitalia ile Roma aktarmalı olarak geri dönmüştüm. Aktarma süreleri uzun olsa da çift yön 400 TL’ye almıştım.

Yok kardeşim bana gelmez öyle uzun aktarmalar derseniz ülkemizden en ucuz Pegasus, konforuma düşkünüm, rahat bir yolculuk yapmak istiyorum diyenlere de THY önerilir. Yazın fiyatlarda patlama yaşanıyor, bilginize. Yine de skyscanner’a başvurun siz tatilinizi yaparken. Tabiki de biletlemeyi seyahatten 4-5 ay önceden yapmakta fayda var.

b2

Havaalanı Ulaşımı

Barcelona’da 3 havaalanı var ancak bir tanesi çok yoğun olarak kullanılıyor.Ben Barcelona Havaalanı’ndan trene bindim, fiyatı 5 Euro’ydu, sonra da Sants İstasyonu’nda inip metro ile Plaza Catalunya’ya ulaştım. Metro da 2.5 Euro’ydu, sanırım bu şehir merkezine ulaşmak için en ideal yol.

Şimdi de Barcelona’da nerelere gidilir, nereler gezilir onlara bir göz atalım.

Ben şehirlerde çok uzun kalan bir gezgin olsam da normal (!) gezenler için Barcelona’ya en az 4 gün ayırmak gerekiyor. 4 günlük bir rotadan aşağısı Barcelona için tatmin etmez görüşündeyim.

Turunuzda nereleri gezmek istediğinizi önceden belirlemekte fayda var zira Barcelona inanılmaz turistik bir şehir. Özellikle bahar ve yaz döneminde şehirde turistten nefes alınmıyor.

Merkezdeki Kabul Hostel çok komforlu olmamakla birlikte gecelik 6 Euro’ya konaklama imkanı sunuyor, hem de inanılmaz merkezi bir durumda. Otelinizi ya da hostelinizi merkezden seçin, gezmek daha da kolay olacaktır.

b3

Hadi başlayalım gün gün rotamıza.

Ben Barcelona’yı 3 parçaya ayırıyorum, deniz kıyısında Plaza Catalunya kadar olan bölüm ilk parça, Plaza Catalunya’dan kuzeye doğru uzanan bölüm 2. parça, 3. parça ise Montjuic Tepesi ve Camp Nou’yu da içine alan bölüm.

İlk parçayı dolaşmaya Plaza Catalunya’dan başlıyoruz.

Plaza Catalunya şehrin merkezi. Her yere yakın, şehrin kalbi. Bizdeki Taksim Meydanı gibi. Ancak burası Taksim’in aksine gerçek bir meydana benziyor. Şahane heykeller ve ortasındaki tatlı süs havuzuyla süslü. Sağda solda gitar çalanlar, sokak sanatçıları ve buluşmak için bekleyen insanları görmek mümkün. Meydanın hemen yanında El Cortes mağazası var, mutlaka bir göz atın, tipik AVM’lerin aksine ıvır zıvır şeyleri de bulmanız mümkün.

b4

Daha sonrasında ise La Rambla’yı gezmek farz oluyor. La Rambla bir cadde, sağından solundan trafik akıyor,ortasında da ağaçların çevrelediği şahane bir yürüyüş yolu. Cadde her daim kalabalık, her daim canlı. Etrafta çok hırsız var, sağa sola bakınırken çantalarınıza özen gösterin. Burası Barcelona’nın İstiklal’i.

b5

Caddeden denize doğru, Columbus Meydanı’na iniyoruz. Meydana varmadan solda bence Barcelona’nın en güzel meydanı olan Plaza Real yer alıyor. Meydan akşamları daha da güzel, her tarafı palmiyelerle süslü. Çevresinde de restaurantlar var ancak fiyatlar cep yakıyor. Kabul Hostel de yine bu meydanda yer alıyor.

Plaza Real’in bir tarafı La Rambla, diğer tarafı ise Gotik Mahallesi. Gotik bölgesi daracık labirent gibi sokaklarıyla ünlü. Küçücük caddelerde kaybolmamak elde değil. Gerçekten büyüleyici bir yer, ben bayıldım şahsen. Mahalle fotoğraf çekmek için de ideal. Gotik bölgesinde irili ufaklı yüzlerce pub bulunuyor, mutlaka ziyaret etmekte, şahane kokteyllerini içmekte fayda var. Gece hayatı da oldukça canlı bu bölgede.

b6

Gotik Mahallesi’nden çıkıp Columbus Meydanı’na devam ediyoruz ve bizi La Rambla’nın sonunda kocaman bir Kristof Kolomb yer alıyor. Katalanlara göre Kolomb keşif seyahatine Barcelona’dan başlamış ancak tarihte bunu kanıtlayan bir belge bulunmuyor.

Kolomb Meydanı’nın hemen dibi Barcelona sahili. Marinadaki şahane yatları görünce kafayı yememek elde değil.

b7

Daha sonrasında ise yolumuza sahilden Barceloneta’ya doğru yürüyerek devam ediyoruz. Barceloneta şahane konumuna rağmen eski evlere sahip bir sahil mahallesi. Yaşayanlar genelde buraya göç etmiş olan göçmenler. Barceloneta mahallesinin içlerine doğru girip oradaki mimariyi izlemek gerçekten çok zevkli. Daha sonrasında ise bu bölgeyi geçerek Barcelona plajlarına ulaşıyoruz.

b8

Plajların başladığı yerin hemen sağ tarafında önünde uzun kuyruklar olan bir teleferik asansörü göreceksiniz. Not edin, bu teleferiğe 2 gün sonra uğrayacağız.

Ve Barcelona’nın rüya bölgesindeyiz. Bu bölge olimpik limana kadar uzanan, kilometrelerce sahil bölgesi. Nisan ayında başlayan yüzme sezonu ekim sonlarına kadar devam ediyor. Güneşin kenti demiş miydik Barcelona için?

Denizin ve güneşin keyfini çıkarın. Bu sahil şeridini takip ederek Barceloneta bölgesinin dünyaca ünlü gece kulüplerine de ulaşmanız mümkün. Buraya gece hayatı bölümünde tekrardan değineceğiz.

bcn-10

bcn-10

İlk gün yorucu bir rota izledik, genelde tabana kuvvet takıldık ancak Barcelona’ya ısınmaya başladınız değil mi?

Ve geldik ikinci gün, ikinci bölgeye. Bugün ise Plaza Catalunya’nın kuzeyini dolaşacağız.

Kuzey bölgesinde ise dünyaca ünlü mimar Gaudi’nin eserleri bizi karşılıyor olacak.

Antoni Gaudi 1852’de doğup 1926’da vefat eden dünyaca ünlü Katalan mimar. Barcelona ile isminin özdeşleşmesinin sebebi ise şehirde bıraktığı muhteşem eserler. Casa Mila, Casa Battlo, Park Guell ve La Sagrada Familia başlıca eserleri.

Kuzeye doğru yürüyerek 15 dakikada ulaşacağınız ünlü cadde Passeig de Garcia caddesi üzerinde sol tarafta Casa Battlo’yu göreceksiniz. Görmemek mümkün değil zira önünde inanılmaz kuyruklar oluşuyor.

b10

Caddeden devam edince ise Casa Mila sağ tarafta göze çarpıyor. İçlerine ben girmedim ancak giricem de giricem, Gaudi’siz olmaz diyorsanız içeri girişler 13’er Euro, özellikle terasları görülmeye değer diye duydum.

b11

Şimdi sırada Barcelona’daki yüksekçe bir tepeye kurulmuş olan Park Güell var.

Sonrasında ise buradan metroya atlıyoruz, Barcelona metrosu gerçekten çok eski, istasyonların içi kutu kadar ve klima yok, terden sırılsıklam oluyorsunuz ister istemez.

Lesseps metro durağında iniyorsunuz ve tabelaları takip ediyorsunuz. Öncelikle yürüyen merdivenlerle bir mahalleyi aşarak Park Güell’in ilk sınırlarına ulaşıyorsunuz.

Parkın hemen her noktasından muhteşem bir manzara var.

b12

Daha sonrasında da parkın içinde ilerleyerek bilet noktasına geliyoruz, içeri girişler 8’er Euro, 2 yıl önceye kadar ise bedavaymış, şansımıza!

Parka yarım saat dilimlerinde gruplar alıyorlar, hadi bileti aldım gireyim içeri durumu yok çünkü park gerçekten çok kalabalık.

Parkın biletle girilen bu bölümü her ne kadar küçük olsa da muhteşem seyir balkonunda fotoğraf çekilip şahane Barcelona manzarasına bakmadan olmaz.

Parkın alt çıkışından çıkarken de sizi 2 tane görkemli bina karşılıyor. Gaudi burayı Güell ailesi için tasarlamış, aynı zamanda Gaudi’nin aynı aile için yaptığı bir de saray mevcut, Palau Güell.

Buradan çıkıp yine metroya atlıyoruz. Biraz koşuşturmak gerekli. Bugünkü son adresimize doğru yola çıkıyoruz. Park Güell’den 2 metro değiştirip (mutlaka Barcelona metro haritası alın, harita ile yol bulmak çok kolay) La Sagrada Familia durağında iniyoruz.

Gaudi’nin en önemli eseri olan La Sagrada Familia, bitmeyen kilise… Yılda 6 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor ve çalışmalar hala devam ediyor. Kilisenin 2082 yılında bitirileceği açıklanmıştı ancak AB komisyonu ve Unesco’nun girişimleriyle (para, para,para) kilisenin 2027 yılında bitirileceği söylentileri çıktı. İşlemeler mükemmel, gözünüzü alamıyorsunuz. İçeri girişler 18 Euro ancak sonuna kadar değiyor.

Sunrise over the Sagrada.

Ve ikinci bölgeyi de bu şekilde bitirmiş olduk.

Şimdi sıra üçüncü gün ve üçüncü bölgede.

Barceloneta bölgesindeki teleferiğe gidiyoruz. Buradan tek gidiş 6 Euro, gidiş dönüş 8 Euro’ya bilet alabiliyorsunuz. Uzun kuyruklar bekliyorsunuz ama sakin olun, hepsine değecek.

Bu teleferik Barcelona sahil şeridini direk olarak geçerek Montjuic Tepesi’nin eteklerine gidiyor. Manzarayı tarih dahi etmiyorum, 1 gün öncesinde Park Güell’den Barcelona ve deniz panoramasını izlemiştik, şimdi ise denizden Barcelona sahillerini ve tepelerini görüyoruz.

METADATA-/scanq/scantofile0054.tif

Ve geldiğimiz yer Montjuic Tepesi. 1992 Yaz Olimpiyatları Barcelona’nın tanıtımına inanılmaz büyük katkıda bulunmuş ve şehir turistik olarak yükselişini o dönemden bu yana dek sürdürebilmeyi başarmış.

Tepedeki ilk adres tepenin en yüksek noktasında bulunan Montjuic Kalesi. Buradan manzara inanılmaz. Tepenin arkalarına doğru gidildikçe müze konumundaki Poble Espanyol’u ziyaret edebilirsiniz. Bu bölge 92 Yaz Olimpiyatları’nın yapıldığı alan.

Daha sonrasında aşağıya doğru inerek muhteşem Ulusal Sanat Müzesi’ne ve Plaza Espanya’ya ulaşıyoruz. Gerçekten devasa olan bu meydanın hemen yanı başında 1 Euro karşılığı çıkabileceğiniz bir asansörü göreceksiniz. Kıyın 1 Euro’ya ve çıkın. Bu balkondan da başka tarzdaki bir şehir manzarası sizi bekliyor olacak.

b15

Bugünü de böylelikle bitirmiş olduk.

Son günümüzü spora ve serbest zamana ayırıyoruz.

İlk durak FC Barcelona’nın mabedi Camp Nou ya da bilinen adıyla Nou Camp.

Nou Camp pazar günleri kapalı, içeri girişler 22 Euro. Soyunma odalarından yedek kulübelerine kadar her yeri gezmeniz mümkün. Barcelona fotoğraf albümünüzde kapak fotoğrafınız şimdiden belli.

Nou Camp’a ulaşmak için de yine metro haritamızı kullanıyoruz, Plaza Espanya’dan 2-3 durak sonra geliyor.

b16

Eğer denk gelirseniz mutlaka Barcelona maçına gidin, ne yazık ki ben denk getirememiştim. Biletler normal sezon maçlarında 50 Euro’dan başlıyor. Hatta son dönemde 90 bin kişilik bu stadın biletlerinin %70’ini turistlerin aldığı söylentileri çıktı, bu durumdan gerçekten Barcelona taraftarları rahatsız.

Buradaki son gününüzün öğleden sonrası, gezin, alışveriş yapın, gönlünüzce takılın.

Katalunya nedir?

b17

Katalunya İspanya’nın doğusundaki, Fransa topraklarına kadar uzanan ve bağımsızlık isteyen İspanya’nın bir eyaleti.

Şehrin her yerinde Katalunya bayrakları göreceksiniz. İspanya ülke olarak pek çok parçaya bölünmüş durumda, eyalet sistemi gibi düşünebilirsiniz. Özellikle 3 bölge İspanya’da bağımsızlık istiyor, Katalunya, Bask ve Andalisi yani Endülüs.

Katalunya yerel yönetim olarak kendi federasyonuna bağlı olsa da yasalar gereği tamamen İspanya’ya bağlı. Son dönemde bir bağımsızlık referandumu yapılacaktı ancak referandum iptal edildi.

Bu noktada sürekli protestolar olsa da Katalunya herhangi bir silahlı örgütlenmeye asla gitmemiş.

Üniversitelerdeki ana eğitim dili Katalanca. Bildikleri halde İspanyolca konuşmuyorlar, bu konuda çok milliyetçiler.

Gece Hayatı

Gece hayatı konusunda Barcelona Avrupa’nın öncü liderlerinden. Avrupa’nın Amsterdam ve Berlin ile adı birlikte anılan parti şehirlerinden biri.

Parti şehri olunca da çeşitlilik fazla oluyor. Barceloneta bölgesinin daha ilerisinde bulunan Port Olimpic bu konuda başı çekiyor. Buradaki beach clublar pahalı ancak gerçekten eğlencenin hakkını veriyor.

b18

Port Olimpic’teki en ünlü clublar ise Opium ve Shoko.

İçeri girişler 15-20 Euro arasında değişiyor. Yani biraz cep yakıyor.

Gündüz sahillerde Amerika sistemini uyguluyorlar, güzel güzel ablalar ya da abiler plajlarda dolaşıp kulüp kartları dağıtıyorlar. Bunlar ne ya demeyin hemen yapışın. Bu kartla birlikte kulübe bedava ya da %50 giriş hakkı kazandınız hayırlı olsun, gecesinde gönlünüzce eğlenin.

Avrupa’nın en büyük gece kulübü ise Razzmatazz. Yeri biraz ters, Port Olimpic’in kuzeyinde yer alıyor, taksi ile merkezden 10 Euro civarı tutuyor. 5 katlı bu mekanın girişleri de 15 Euro civarında, bazen dünyaca ünlü DJ’lerin performanslarına rastlamak mümkün.

Onun dışında Gotik bölgesi benim favorim, mükemmel publar var. Ufacık, samimi ve şirin. Bunlardan en ön plana çıkanı ise kesinlike Manchester.Her ara sokakta 3-4 tane pub görmeniz mümkün.

b19

Son olarak Plaza Catalunya ile Plaza Espanya arasında bulunan Barcelona Üniversitesi’nin hemen yanında yer alan Espit Chupitos’u şiddetle tavsiye ediyorum. Arkadaşım Bekran sayesinde öğrendim burayı, şehirde pek çok şubesi olsa da bu adresini verdiğim yer kesinlikle en iyisi. Binlerce shot çeşitleri var, barı sürekli yakıp duruyorlar. Yanda da pub’ı bulunuyor, beer pong oynamak için ideal, mutlaka deneyin. İstanbul’dan arkadaşım, şu anda Barcelona’da yaşayan Mert ile gitmiştik bu bara, beer pong oynarken Rio De Janerio belediye başkanının oğluyla tanışmıştık. Misafiri olacağız yakında Brezilya’da : )

Barcelona’ya gitmeden once favori filmim olan İspanyol Pansiyonu’nu da (l’auberge espagnole) mutlaka izleyin. Barcelona’daki Erasmus yaşamına dair şahane bir film.

Bu yazı yorumu


Kaydırmak için formda tıklayın